25 Mart 2020 Çarşamba

Dezenfektan ve Sabun Nedeniyle Kuruyan Elleri Nemlendirmenin 5 Etkili Yöntemi

25 Mart 2020 Çarşamba


Dezenfektan ve Sabun Nedeniyle Kuruyan Elleri Nemlendirmenin 5 Etkili Yöntemi


Ellerimizi virüslerin yol açtığı mikroplardan korumak için ellerimizi en az 20 saniye boyunca yıkamamız gerekiyor. Bu yıkama sırasında ellerimiz maalesef kuruyor ve çatlıyor. Kuruyan ve çatlayan cilt derisi zamanla acımaya ve sızlamaya başlıyor. Ellerimizi dezenfektan ve sabunun yol açtığı kuruluktan korumak için evde uygulanabilecek 5 etkili yöntem nedir aşağıdaki yazımızda bulabilirsiniz.
1)Zeytinyağı

Zeytinyağının faydalarını bilmeyen yoktur. Zeytinyağı doğanın bizlere sunduğu bir mucizedir. Her türlü bakımda baş tacı olan zeytinyağı kuruyan ve yorgun ellerin bakımında da bir numaradır. Zeytinyağının içerisinde bulunan sağlıklı yağ asitleri ve antioksidan etkisi sabun ile kuruyan ellerin yumuşamasına yardımcı olur.
Günde 2 kez ellerinizi ılık zeytinyağı ile masaj yaparak ovarsanız hemen sonuçlarını fark edeceksiniz. Size kolaylık olması açısından isterseniz boş ve temiz bir sprey şişesine doldurup o şekilde kullanabilirsiniz.
2)Muz


Kuru ve çatlak eller için olgun bir muz da işinizi görecektir. Olgun küçük bir parça muzu çatalla ezin ve ellerinize nazik hareketlerle yedirin. Muzun ellerinizde kurumasını bekleyin ve kuruduktan sonra ellerinizi ılık suyla yıkayın. Ellerinizi yıkadıktan sonra nemlendirici el kremi sürebilirsiniz.


3)Aloe vera

Aloe vera tüm vücut bakımında kullanılan ve son zamanlarda çok tercih edilen doğal bir üründür. Mucizevi etkileri sayesinde artık herkes balkonlarındaki saksılarda bile sürekli elinin altında hazır bulundurmak için yetiştirmektedir. Aloe vera bitkisi o kadar faydalıdır ki bu nedenle eski Mısırlılar bu bitkiyi ölümsüzlük bitkisi olarak adlandırmıştır. Peki, bu bitkiyi nasıl kullanacağız?
Öncelikle taze aloe vera yaprağını uzun bir şekilde kesip içerisindeki jeli çıkartın. Sonra bu jeli yaklaşık 10-15 dakika boyunca ovarak ellerinize yedirin. Elinizde biraz beklettikten sonra ılık su ile durulayın. Gün içinde 1-2 kez bu uygulamayı yapabilirsiniz.
4)Limon Suyu

Limon suyu sanılanın aksine elleri kurutmaz elleri yumuşacık ve pürüzsüz yapar. Üstelik ellerde oluşan lekelerin renginin de zamanla açılmasına yardımcı olur.1 çay kaşığı karbonat,1 çay kaşığı bal ve 5 damla limon suyunu temiz bir cam kasede karıştırın. Bu karışımı ellerinize güzelce yedirin.5 dakika bekledikten sonra ılık suyla temizleyin. Şayet ellerinizde çatlaklar varsa limon suyunu kullanırken bir miktar içme suyu ile seyrelterek kullanın.
5)Yulaf Ezmesi


Yulaf içerisinde protein bulunması sebebi ile ellerin doğal dokusunu koruyan ve kurumasını önleyen bir tahıldır. Kuruyan ve çatlayan ellerinizi eski yumuşaklığına döndürmek için 1 yemek kaşığı yulaf ezmesi 1 tatlı kaşığı bal ve biraz suyu karıştırıp ellerinize sürün.10 dakika beklettikten sonra ılık su ile güzelce yıkayın.

Devamını Oku »

8 Mart 2020 Pazar

Hayatı Organize Etmek

8 Mart 2020 Pazar

Herkese uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba sevgili blog dostlarım :) 

Bu uzun aranın sebebi tamamen hayatımı organize edemememden kaynaklanıyor. Bunu farkettiğim an çeşitli makaleler okumaya başladım. Nasıl kendimi bir hale yola sokarım diye ve kendime uygun bir liste yaptım. Sonrada hadi dedim kendime bu notları güzel bir yazıya dönüştür ve ardından blogunda paylaş ve sonuç Dünya Kadınlar Günü'nde birlikteyiz :) 

Umarım Keyifle okuyacağınız bir yazı olur.



Yaşamımızın neredeyse yarısı iş, okul, sorumluluklar, yorgunluk ve karmaşık zihin çözümleme çabalarımızla kontrolsüz bir biçimde akıp gider. Düzenin böyle olduğuna ve akıp giden zamanı tutup kendi hayatımız üzerinde hakimiyet kuramayacağımıza olan inancımız gençlik yıllarında zayıf olsa da ilerleyen yaşlarda bu öğretiye olan inancımız zirveye tırmanır. Sistem bize bu düşünceyi aşılar ve birer kurban gibi farkındalık düzeyi düşük bireyler olarak akışta kalmamızı amaçlar. Kurban doğru algılamaz, sorgulamaz, bir cevap bulmak için savaşmaz ve analiz etmeye yeltenmez. Çoğumuz modern köleler olarak patronumuzun, sevgilimizin, ailemizin, ekonomik düzenin ve hatta kendi mental bozukluğumuzun emrinde hep aynı noktalar arasında salınım gösteririz. Çoğu zaman neyi neden yaptığımızı bile anlamadan sadece yapılması gerekeni yaptığımız için yaşadığımız iç rahatlığıyla derin bir nefes alırız. Kısa vadede oyalayan bu durum uzun vadede zamanın akıp gitmesi ve kendimizi ne derece ihmal ettiğimizin bir kanıtı niteliğindedir. Bu zinciri kırmak için basit ama etkili birkaç hamleyle yaşam kalitenizi artırabilirsiniz.

 -Farkındalık


 Farkındalık, hayatı algılama düzeyimizi ters yüz edecek önemi anlatılamayacak düzeyde mühim bir kavramdır. Benlik bilinci ve öz değer kavramlarıyla paralel ilerleyen bu eylem atılması gereken en gerekli adımdır. Farkındalığınızı yükseltmek için gözlemci olmayı öğrenmelisiniz. Hayatınızı, hatta kendinizi bile uzaktan yabancı bir gözle sabır göstererek izlemeli ve kendinizle ilgili fikir sahibi olmalısınız. Bu, kendinizle tanışmak için attığınız ilk ve en özel adım olacaktır. Nötr olmayı öğrenmeli, her durum ve davranışla ilgili pozitif veya pozitif olmayan bir görüş, eleştiri üretmek zorunda hissetmemelisiniz. Bu sizi muazzam yoracaktır.


 En romantik randevu, kendinizle sözleştiğiniz buluşmalardır.


 Günler kısa inancının tam aksine bir gün koskoca 24 saatten oluşmaktadır ve bunun 1 saatini bile kendimize ayırmaya layık görmeyiz. Bunun yerine yorucu koşturma işleri, markette harcanan uzun vakitler, indirim kovalamakla geçen süreler, yanlış anlaşılmak istemediğimiz için kendimizi anlatma çabaları gibi pek de önemi olmayan uğraşlar edinerek en değerli zamanımızı yok pahasına satarız. Hayatınızın baş rolü sizsiniz ve olaylar iyi de olsa kötü de olsa, sizin ekseniniz etrafında yörünge çizer. İyi adamlar, kötü kadınlar, cadılar ve hatta ruh emiciler sizin hikayenizde var olmuştur ve siz olmasaydınız sizin hikayenizin varlığından da söz edilemezdi. Bu pencereden bakmayı öğrenirsek kendi değerimizin farkına daha kolay varırız ve bu bilincin yerleşmesi için tıkalı yollar birer birer açılmaya başlar. Günün en sevdiğiniz saatlerinde kendinizle sözleşerek bu seanslara hemen katılabilirsiniz. Başta ne yapacağınızı bilemeyip sıkılsanız da pes etmeyin. Bu seanslar size gittikçe iyi gelecek ve kendinizle derin bir romantizm içine gireceksiniz. Bazen sadece durup düşünmeniz, kendini dinlemeniz, klasik müzik dinlemeniz, tablo incelemeleri yaparak sizde yaptığı çağrışımlarla iç içe geçmeniz sizi tedavi edecektir. Bu süreci siz yönetmelisiniz ve kendinizi keşfederek hangi aktiviteden zevk alıyorsanız bunu kimseye teklif etmeden bencilce yapmalısınız.


Olması gerekenden fazla bedel ödemeyin




 Günün neredeyse yarısı stresli ve entrika yuvası ofis ortamında geçer ve biz enerjimizin yüzde doksanını orada bırakır kapıyı çeker ve çıkarız. Kalan yüzde onluk dilimi de gün boyu olanları düşünerek ve yarın neler olacağını tahmin ederek heba ederiz. Bu yetişkin bir zihne yakışmayacak son derece mantıksız bir davranıştır. Ofiste yaşananlar orada kalmalıdır zira patronunuz size 8-9 saatlik bir zaman dilimi için kira öder. Bu süre bittiğinde ofiste olanlara hak ettiğinden fazla özveri gösterdiğinizde kendinizden, ailenizden, sevgilinizden çalarsınız. Bunu yapmayın. Profesyonel olun ve çizgi çekmeniz gereken noktaların farkına varın. Asla ve asla ödün vermeyerek kendi değerinizi kendi gözünüzde yükseltmeniz kaçınılmaz olacaktır.



 Haftalık programlar yapın


 Haftalık bütçe ve bakım programları düzenleyerek zamanı yönetmeye kendinizi alıştırabilirsiniz. İzin günlerinizde öğlene kadar uyuyarak ve bunu kar sayarak boşuna vakit harcamış olursunuz. Fazla uyku sizi dinlendirir inanışı bir aldatmacadır. Uyku, uyudukça daha fazla istemenizi sağlayan bir bağımlılık gibidir. İzin günlerinizde kendinizi birkaç saat daha erken uyandırmaya programlarsanız ve bu dilimi kendi kişisel bakımınız, kısa bir sabah yürüyüşü gibi aktiviteler için kullanırsanız modunuzun bir anda yükseldiğine şahit olacaksınız. Bu izin günlerinizin son derece keyifli geçmesine hatta bütün haftanızı enerji dolu geçirmenize yardımcı olacaktır.
 Enerji vampirliği yapan bir diğer konu ise ekonomidir. Kafamızın içinde giderleri hesaplayan bir makine hiç durmadan bize hatırlatıcı niteliğinde bildirimler yapar. Bunun önüne geçmek için o hafta harcanması planlanan meblağları bir kağıda yazın ve bunun dışına çıkmamaya çalışın. Olası gereksiz harcamalarda ise birkaç gün bunu düşünüp üzülmeyin ve hiç olmamış gibi davranmayı öğrenerek dünyevi, gereksiz dertlerden arınmaya niyetlenin.



 Kendinize vergi verin


 Gelir vergisi, emlak vergisi, motorlu taşıtlar vergisi gibi kavramlara son derece aşinayız ancak öz vergi kavramına yüksek ihtimalle alışkın değiliz. Elde ettiğimiz gelirin en büyük hissedarı kendiniz olmalısınız ve ciddi haklar talep etmelisiniz. Gereksiz harcamalardan kısarak yaptığınız birikim gelecek konusunda kaygılarınızı minimuma indirerek şüphesiz ki öz güveninizi zirveye çıkaracaktır.



 Spiritüalizme inanın

 Türkçeye kabaca ruh bilimi olarak çevirebileceğimiz kavram metafizik konular içerdiğinden ön yargı ile yaklaşılan konular arasına girer. Ancak bununla ilgili kitaplar ve belgeseller izlendiğinde zihni psikolojik açıdan eğitmek, düşünce yönetimi konularında kendiniz üzerinde uygulamalar yapmanız sizi değiştirecek ve dönüştürecektir. Kendinizi hangi alanlarda manipüle ettiğinizi anlama ve bu ölümcül davranıştan kurtulmanız için size yollar açacaktır

 Bonus: Yukarıda değinildiği gibi mutlaka klasik müzik dinlemelisiniz. Bu hem yaşam kalitenizi artıracak hem de genel kültür seviyenizde artış sağlayacaktır. Klasik müzik algı biçimimizi de pozitif anlamda dönüştürecek ve yaratıcı bakış açıları kazanmanızı sağlayacaktır.



Devamını Oku »